
İBRAHİM HALİL ÖZKİRİŞÇİ
2016 yılında “Tiyatro Afişlerinin Grafik Tasarımda Görsel Algı Açısından İncelenmesi ve Hareketli Afiş Uygulamaları” isimli tez ile yüksek lisans programını tamamladı. 2016 ve 2019 yıllarında Escola d’Art i Superior de Disseny d’Alcoi (İspanya) Grafik Bölümü’nde araştırmacı ve eğitmen olarak görev yaptı. 2021 yılında “Zaman ve Algı Bağlamında Yeniden Anlamlanan İmge; Hareketli Grafikler ve Deneysel Bir Çalışma” isimli tezi ile sanatta yeterlik eğitimini tamamlayıp Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’ne dönüş yaptı. İbrahim Halil Özkirişçi hareketli imge tasarımı ve algısı üzerine yoğunlaşan tasarımcı, teorik ve pratik anlamda üretimlerine devam etmektedir.
Sergi Hakkında
Duyum, duyumsama, duygu, herhangi bir his, tutku, bilişsel çalkantı ya da devinim sebebi ile zihinsel anlamda farklı şiddetlerde uyarılmalara sebep olmaktadır. Duyumsadığımız “şeyler” merhamet, duyarlılık, merak, empati gibi daha karmaşık ve çok katmanlı duygu durumlarına yol açabildiği gibi nefret, aşk, öfke gibi içgüdüsel çekirdeğin etrafına konumlanan hislerin tetiklenmesine de sebep olabilmektedir (Cevizci, 1999).
Aristoteles’e göre varsayımlarımız ve algılarımızla ortaya çıkan bu refakatçiler, istek uyandıran ve bilinç fonksiyonları ile beraber hareket eden çıktılardır. Descartes’in daha pragmatik bakış açısı ile bu kavram, davranışın değeri ve yararı hakkındaki veriler doğrultusunda ortaya çıkan doğrusal reaksiyonlardır (Konrad, 2001).
Kelimenin kökeni ise bu serginin tetikleyici unsuru olarak ele alınmıştır. Harekete geçmemizi sağlayan dürtüler olarak tanımlanan duygu kavramının kökü, motere kelimesinden gelmektedir. Latince hareket etmek anlamına gelen fiile “e” ön eki getirildiğinde anlam, uzaklaşmak olmakta ve bu durum her duygunun bir hareketle hem başladığı hem de sonlandığı fikrini önermektedir (Goleman, 1999). Bu bağlamda sergi için üretilen çalışmaların çıkış noktası, insan vücudunun hareketinin temel yakıtı olan nefes alıp verme eylemi üzerinden kurgulanmıştır. Bu refleksif hareketi, insan algısının en büyük girdisi olan gözlem yetisi takip etmektedir. Her nefes alış verişi, nitel ve nicel anlamda farklı tanımları bulunsa da bir türlü evrensel bir paydaya oturtulamayan zaman kavramının belkide en kapsayıcı ve masum birimini temsil etmektedir. Her bir birim, gözlem ve hareketle, farklı kavramları ve duygu durumlarını sorgulayabileceğimiz bir “an” yaratır. Her an, o birimin kavramsal girdileri ile göreceli olarak uzar, kısalır, anlamlanır ya da anlamlanmamak üzere bilinçaltına itilir. Animasyon teknikleri kullanılarak hareketli grafikler dili ile kurgulanan bu sergi, sözü edilen “an”ları imge-hareket-anlam ilişkisi bağlamında deneyimler.